24 Kasım Öğretmenler Günü Sunuş Programı
……………………………….. İLKÖĞRETİM OKULU 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ SUNUŞ PROGRAMIDIR
Selam eğitimin kaynağı öğretmenlere!
Selam aydınlık, güzel günlere!
Selam ilgiyi, doğruyu, iyiyi, güzeli, haklıyı-haksızı ve daha nicelerini öğreten öğretmenlere!
Selam sizin sımsıcak sevginize!
Selam milletimizin yüz akı öğretmenlere!
Selam,binlerce selam!
Sayın müdürüm, Saygı değer öğretmenlerim ve değerli arkadaşlar! Hepiniz 24 kasım Öğretmenler Günü Anma programımıza hoş geldiniz.
Bugün Ulu Önder ATATÜRK’ün 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Başöğretmeni ünvanını aldıkları gündür. Bugün 24 Kasım 1981’den beri öğretmenler günü olarak kutlanmaktadır. Hepimize kutlu olsun.
Sizleri Başöğretmen ATATÜRK ve ebediyete intikal etmiş öğretmenlerimiz adına bir dakikalık saygı duruşuna ve ardından söylenecek olan İstiklal Marşı’na davet ediyorum.
Eğer yapabilirsen
Ona kitapların mucizelerini öğret
Fakat ona sessiz zamanlar da tanı
Gökyüzündeki kuşların
Güneşin yüzü önündeki arıları
Ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin edebi gizemini
Okulda hata yapmanın hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona….
Okulumuz öğretmenlerinden …………………………………..’i ‘Öğretmenler Gününün Anlam ve Önemi’ ile ilgili konuşmaları için mikrofona davet ediyoruz.
Ona nazik davran, fakat kucaklama
Çünkü ateş çeliği saflaştırır
Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun
Bırak cesur olacak kadar sabrı olsun
Okulumuz öğrencilerinden …………………………….. ‘Dünyanın Bütün Çiçekleri’ şiirini okuması için mikrofona davet ediyoruz.
Bir kor düşmüş yüreğime yıllar önce
Adınızı öğrenemeden daha
Sevdanıza vurulmuşum
Hıçkırarak ağlamışım hüznünüzle
Sevincinizle bir hoş olmuşum.
Yanık bir hoyrat gibi coşmuşum bazen
Bazen bir uzun havada durulmuşum.
Okulumuz öğrencilerinden ………………………..’ı ‘Ben Köy Öğretmeniyim’ şiirini okuması için mikrofona davet ediyoruz.
Dedim ya!..
Bir kor düşmüş yüreğime yıllar önce
Osman dayıyı uğurlarken yakılan ağıtlara
Elife kızın düğün zılgıtlarına tanık olmuşum
Kara tahtalar dile gelmiş anlattıklarımla
Umutlarım yeşerip çiçek açmış nice baharlarda
Sizinle acıkmış sizinle doymuşum.
Okulumuz öğrencilerinden ………………………. ’yi ‘Atatürk’ün Türkiye Öğretmenler Birliği Kongresi Üyeleri Onuruna Verilen Yemekteki Konuşması’nı okunması için mikrofona davet ediyoruz.
Bir gün desem ki, ben öğretmenim
Kalemimin mürekkebi alın terindir.
Vedalaşıp gidersem öğretmenim
Unutmayı unuturum da unutmadığım
Kalbimdeki en güzel yerindir.
Okulumuz öğrencilerinden ……………………….. ’i ‘Çocuklarım’ şiirini okuması için mikrofona davet ediyoruz.
Güneş severken toprağı
Işıkları canlı, ışıkları gururlu,
Işıkları yarından ümitli.
Tıpkı sevinçten ağlayan öğretmenim gibi.
Okulumuz öğrencilerinin ‘Öğretmen’ skecini oynamaları için kendilerini sahneye davet ediyoruz.
Arkadaşlarımıza tiyatro gösterilerinden dolayı çok teşekkür ederiz.
Gidiyorum… Bir yanımda emeklerim
Bir yanımda
Uçsuz bucaksız hayallerim.
Sizlerde yaşayacak onlar şimdi,
Bir damla gözyaşına kıyamadığım,
İçimin derdi, saçımın akı çocuklar…
Yavrularım… Evlatlarım… Kınalı kuzularım…
Okulumuz öğrencilerinden ’ı ‘Öğretmen’ şiirini okuması için mikrofona davet ediyoruz.
“Benim asıl anlatılacak yanım öğretmenliğimdir. Topluma, milletime ben öğretmenlik yapabiliyorsam beni onunla anlatın; yoksa kazandığım zaferler, yaptığım öteki işlerle beni anlatmanız pek mühim değildir.” M. Kemal ATATÜRK
Okulumuz öğrencilerinden ……………………………………..’yı ‘Hayra Yor Öğretmenim’ şiirini okuması için mikrofona davet ediyoruz.
Elleri konuşuyordu öğretmenimin
Barışı simgeleyen elleri
Bir tahta başında, bir kürsüde
Bize bizi öğreten elleri
“İnsanoğlunun daha parlak bir geleceğe erişmesi için beslenen bütün ümitler ancak öğretmenlik mesleğinin yükselmesine ve öğretmenlerin daha büyük kitlelere faydalı olmasına bağlıdır.”
Okulumuz 1. sınıf öğrencilerini ‘Öğretmenim canım benim ’ şarkısını seslendirmeleri için mikrofona davet ediyoruz.
Şimdi de sizleri Öğretmen Marşı’nı söylemeye davet ediyoruz.
Programımız burada sona ermiştir. Programımıza katıldığınız ve bizi dinlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Her şey gönlünüzce olsun.
ATATÜRK'ÜN TÜRKİYE ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ KONGRESİ ÜYELERİ ONURUNA VERİLEN YEMEKTEKİ KONUŞMASI
Hanımlar, Beyler!
Seçkin topluluğunuzun içinde bulunmaktan dolayı sevincim sonsuzdur. Türkiye Öğretmenler Birliği'nin Ankara'da yaptığı ilk toplantısını çok büyük bir sevinçle karşıladım.
Ülkemizin sizler gibi, değerli öğretmen bay ve bayanlarının burada toplanması, Cumhuriyetimiz için verimli sonuçlar doğuracaktır.
Baylar, bayanlar!
Türkiye Öğretmenler Birliği'nin tüm ülkede örgütlenmesini, Konya'yı olduğu gibi Van'ı da, Hakkâri'yi de örgütü içine almasını ve her köyde üyesi bulunmasını büyük bir ilgiyle bekleyeceğim.
Öğretmenler!
Yeni nesli, Cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin değeri, yeteneğinizin ve özverinizle orantılı olacaktır.
Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen, güçlü ve yüksek (karakterli koruyucular ister. Yeni nesli bu nitelik ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir. Seçkin görevinizin yerine getirilmesi için, yüksek çabalarla kendinizi bu işe vereceğinize inanıyorum.
Arkadaşlar!
Yeni Türkiye'nin birkaç yıla sığdırdığı askerî, idarî, inkılâplar çok büyük, çok önemlidir. Bu inkılâplar sizin, muhterem öğretmenler sizin, toplumsal ve düşünce inkılabımdaki başarınızla pekiştirilecektir. Hiçbir zaman aklınızdan çıkmasın Siz, cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Ceyhun Atuf KANSU
Öğretmenim...
Kış'ım oldun, yaz'ım oldun
Gönül' deki saz'ım oldun
İlâç gibi, lâzım oldun
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...
Başöğretmen Ata’mızdır
Hiç bitmeyen, sevdâ'mızdır
Gözlerin; yıldız, yıldız'dır
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...
Vatan,bayrak, Türkiye'yi
Demokrasi, alfabe'yi
Sen öğrettin, her bir şey' i
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...
Öğretmenler Günü bugün
Gülsün artık, nur'lu yüz' ün
Yakışmıyor, sana hüzün
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...
Oktay Zerrin
Hayra Yor Öğretmenim
Gönül bahçenizde açan çiçekler
Her yana yayılmış, gör Öğretmenim.
Bundan böyle yine hep açacaklar
Bâzen açılmayan, var öğretmenim.
Bahçenizde karanfil var güller var
Her mevsim yeşeren nârin dallar var
Ötüşürken mest eden bülbüller var
Size imrenmemek, zor öğretmenim.
Beş altı yaşında tanıdık sizi
Büyümüş olsak da sevdiniz bizi
Tatil aylarında özleriz güzü
Ayrılık kâlplerde, kor öğretmenim.
Bizleri kollayıp kanat gerdiniz.
Almadınız, kendinizden verdiniz
Gergef gibi işlediniz, ördünüz
Sizsiz dünya bize, dar öğretmenim.
Bir heyecan ile başlamıştınız
Öğretmenliğe hemen alıştınız
Meslekte zirveyi bile aştınız
Uyuşukluk size, ar öğretmenim.
Öğretmenim, izinizden giderim
Size olan vefa borcum öderim
Ömrümce sizlere dua ederim
İnşallah cennete, gir öğretmenim.
Mahkemede âdil olan hâkimler
Hastanede şifâ veren hekimler
Tedrisinden geçen ama, her kimler
Yanılırsa hesap, sor öğretmenim.
Size hocam derken içim bambaşka
Sizler lâyıksınız gönülde köşke
Hakkınızı verse bakanlık keşke
Ek işlere dersin, dur! öğretmenim.
Durumlar iyi olacakmış güyâ
24 Kasımda olmazsa riyâ
Her sene görülür böyle çok rüyâ
Ne olur hayıra yor, öğretmenim.
Sizler bir gün değil, her gün baş tacım
Okullarda dertlerime ilacım
Dillerinle şirin olur her acım
Sen de sıkıntını, ver öğretmenim.
Toplumda saygınız özel bir yerde
Ortaksınız bize sevinç kederde
Behlül’de helâllik istiyor burda
Öpeyim elini, ver öğretmenim
Mustafa Zincirkıran
Ben Köy Öğretmeniyim
Bir dağ köyünün tezek kokan damında
Hayır yoksa ne penceresinde,ne camında
Sıralar kırılmış tavan akıyorsa
Birde memleket sevdası yüreğini yakıyorsa
Arama başkalarını ben ordayım
Merak mı ettin kim olduğumu?
Ben köy öğretmeniyim
Her sabahın alaca karanlığında
Yeni bir hayalle derse koşarım
Tamamsa talebem,hazırsa konum
Mutlu bir gün yaşarım.
Dert etmem altının ıslanmasını
Burnunun akmasını
Bir ana şefkatiyle kendim yıkarım
Onlar benim yavrularım
Gözüm gibi bakarım
Ben köy öğretmeniyim
Teftiş kaygısı bağlamaz beni
İyi gelmiş kötü gelmiş
Umurumda değil
Vicdanımla başbaşayım
Allah’ın huzurunda
Milli his uyandırmışsam ne mutlu bana
Fidanlarımın ruhunda
Ben köy öğretmeniyim
İçim neyse dışımda odur
Karşı dağın yamaçlarına sorun
Ünitemin amaçlarına sorun
Sorun; Ali’me,Mehmet’ime Ayşe’me
Elif Bacıma,Hasan Emmime,Hüsne Nineme
Sorun; çil horoza,al taya,karabaşa
Sarı danaya,al boğaya,serçe kuşa
Hepsi tanırlar beni
Ben onlardan biriyim
Çünkü; Köy öğretmeniyim
Ne laboratuar bulursun okulumda
Ne harita
Ne odun,ne soba
Bir kere yanmaya görsün çatılar
Ne su bulursun,ne kova
Acıdır söylemesi ama;
Ne düzgün bir sıra,
Ne iyi bir karatahta
Ben köy öğretmeniyim
Yokluklar içinde varlık
Size fidanlarımı anlatayım
Benim fidanlarım
Daha küçük
El kadarcık.
Ben onlarla varım
Onlarla yaşarım,
Onlarla kalkar
Onlarla düşerim.
Bakmayın tebeşir kaplı suratıma
Ütüsüz ceketime,eski kravatıma
Benimle dünyaya bakanlar var
Benimle çağlayıp akanlar var
Peygamber mesleği benim mesleğim
Öğünerek söylerim her zaman
Ben köy öğretmeniyim
Ben köy öğretmeniyim
Ahmet Kaytancı
|