avatar
Şuanki Zaman: 11-21-2008, 02:47 AM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
Forum Duyurusu

Forumdan Yararlanamak Bizlerle Birlikte Bilgi Paylaşmak İstiyorsanız Lütfen 1 Dakkikanızı Ayırarak Üye Olunuz. Üye Olmak İçini Buraya Tıklayınız. Üyelik Ücretsizdir.



Cevapla  Konu Gönder 
 
Derecelendir
  • 1 Oylar - 3 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler
Yazar Mesaj
EneS Çevrimiçi
Site Sorumlusu
*******
Administrators


Üye Bilgileri

Üye no: 2
Katılım Tarihi : Oct 2008
Rütbe : Administrators
Nerden :
Mesaj Sayısı : 1,019

EneS  is   Çevrimiçi
Rep Puanı : 1
Rep Grafiği: 1


Mesajlaşma Bilgileri 

PM (özel mesaj) göderMSN araciligi ile mesaj yollaYahoo
araciligi ile mesaj yollaICQ
araciligi ile mesaj yollaAIM
araciligi ile mesaj yolla


Mesaj: #1
24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler
DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,


Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Ceyhun Atuf KANSU
Öğretmenim...

Kış'ım oldun, yaz'ım oldun
Gönül' deki saz'ım oldun
İlâç gibi, lâzım oldun
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...

Başöğretmen Ata’mızdır
Hiç bitmeyen, sevdâ'mızdır
Gözlerin; yıldız, yıldız'dır
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...

Vatan,bayrak, Türkiye'yi
Demokrasi, alfabe'yi
Sen öğrettin, her bir şey' i
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...

Öğretmenler Günü bugün
Gülsün artık, nur'lu yüz' ün
Yakışmıyor, sana hüzün
Öğretmenim, öğretmenim
Benim canım öğretmenim...
Oktay Zerrin






Hayra Yor Öğretmenim

Gönül bahçenizde açan çiçekler
Her yana yayılmış, gör Öğretmenim.
Bundan böyle yine hep açacaklar
Bâzen açılmayan, var öğretmenim.
Bahçenizde karanfil var güller var
Her mevsim yeşeren nârin dallar var
Ötüşürken mest eden bülbüller var
Size imrenmemek, zor öğretmenim.
Beş altı yaşında tanıdık sizi
Büyümüş olsak da sevdiniz bizi
Tatil aylarında özleriz güzü
Ayrılık kâlplerde, kor öğretmenim.
Bizleri kollayıp kanat gerdiniz.
Almadınız, kendinizden verdiniz
Gergef gibi işlediniz, ördünüz
Sizsiz dünya bize, dar öğretmenim.
Bir heyecan ile başlamıştınız
Öğretmenliğe hemen alıştınız
Meslekte zirveyi bile aştınız
Uyuşukluk size, ar öğretmenim.
Öğretmenim, izinizden giderim
Size olan vefa borcum öderim
Ömrümce sizlere dua ederim
İnşallah cennete, gir öğretmenim.
Mahkemede âdil olan hâkimler
Hastanede şifâ veren hekimler
Tedrisinden geçen ama, her kimler
Yanılırsa hesap, sor öğretmenim.
Size hocam derken içim bambaşka
Sizler lâyıksınız gönülde köşke
Hakkınızı verse bakanlık keşke
Ek işlere dersin, dur! öğretmenim.
Durumlar iyi olacakmış güyâ
24 Kasımda olmazsa riyâ
Her sene görülür böyle çok rüyâ
Ne olur hayıra yor, öğretmenim.
Sizler bir gün değil, her gün baş tacım
Okullarda dertlerime ilacım
Dillerinle şirin olur her acım
Sen de sıkıntını, ver öğretmenim.
Toplumda saygınız özel bir yerde
Ortaksınız bize sevinç kederde
Behlül’de helâllik istiyor burda
Öpeyim elini, ver öğretmenim
Mustafa Zincirkıran

Öğretmendir

Öğretmendir bizi bize anlatan
Onun sesi semaları çınlatan
Sözleridir gönülleri parlatan
Yaptığı çabalar bizedir bize
Öğretmendir öğrenciyi seviyor
Hataları bir bakışta görüyor
O da insan gerekirse dövüyor
Sevmesi dövmesi bizedir bize
Öğretmendir çocuk olur çocukla
Yakışır mı korkutur mu hiç notla?
Fedakar o dost yapıyor kitapla
Tutturduğu notlar bizedir bize
Öğretmendir sevgi saygı aşılar
Anlatıyor genç veyahut yaşlılar
Hayat verir sarı siyah saçlılar
Sevgisi de saygısı da bizedir bize
Öğretmendir söz söyletip güldüren
Hayatı anlatıp yaşamayı bildiren
Her ülkeyi diyar diyar gezdiren
Dolaştırıp göstermesi bizedir bize

Öğretmendir sıralarda oturtur
Tartıp söyler söylediği doğrudur
Bilir herkes gittiği Hak yoludur
Sözleri en içten bizedir bize
Öğretmendir tarih fizik coğrafya
Diğer dersler felsefe ile kimya
Değerlidir saygı duyar tüm Dünya
Matematik edebiyat bizedir bize
Öğretmendir sayıp sevmek gerekir
Kederliysen dertli isen üzülür
Hep Bizimle gerçekle yüz yüzedir
Koşturması coşturması bizedir bize
Öğretmendir işte bu şiiri yazdıran
Her bir çeşit problemi çözdüren
Anlatır öğretir söyler her telden
Yaptığı görevler inanın bizedir bize.

Mehmet Karlı






Öğretmen
Kaynağı bilgiden bir pınar gibi
Susuz gönüllere akar öğretmen
Yüreği alevden bir fener gibi
Karanlığa ışık yakar öğretmen
Çağdaş Türkiye'dir bir tek dileği
Öğretmek aşkıyla dolu yüreği
Kalem kazmasıdır defter küreği
Cehalet dağını yıkar öğretmen
Ülküsü yükselmek bilimde fende
Hedefi hep aynı dünde bugünde
Dağ kadar engel de olsa önünde
Yarına umutla bakar öğretmen
Onunla çözülür binlerce soru
Bilimle fetheder kaleyi suru
Çileli meslekte görüp de zoru
Sanmayın usanır bıkar öğretmen
Yıkılmaz köprüdür bir çağdan çağa
Kuru bir çalıyı dönderir bağa
Sabırla sürdüğü kıraç toprağa
Bilgi tohumları eker öğretmen
Onun eseridir bakan başbakan
İşadamı doktor mühendis çıkan
Onları zirvede gördüğü zaman
Sevinçten göklere çıkar öğretmen
Yüzüne yansımaz çektiği çile
Okutur öğretir tatlı bir dille
24 Kasımda bir demet gülle
Mutluluk gözyaşı döker öğretmen

İlyas Özmen



Ben Köy Öğretmeniyim
Bir dağ köyünün tezek kokan damında
Hayır yoksa ne penceresinde,ne camında
Sıralar kırılmış tavan akıyorsa
Birde memleket sevdası yüreğini yakıyorsa
Arama başkalarını ben ordayım
Merak mı ettin kim olduğumu?
Ben köy öğretmeniyim
Her sabahın alaca karanlığında
Yeni bir hayalle derse koşarım
Tamamsa talebem,hazırsa konum
Mutlu bir gün yaşarım.
Dert etmem altının ıslanmasını
Burnunun akmasını
Bir ana şefkatiyle kendim yıkarım
Onlar benim yavrularım
Gözüm gibi bakarım
Ben köy öğretmeniyim
Teftiş kaygısı bağlamaz beni
İyi gelmiş kötü gelmiş
Umurumda değil
Vicdanımla başbaşayım
Allah’ın huzurunda
Milli his uyandırmışsam ne mutlu bana
Fidanlarımın ruhunda
Ben köy öğretmeniyim
İçim neyse dışımda odur
Karşı dağın yamaçlarına sorun
Ünitemin amaçlarına sorun
Sorun; Ali’me,Mehmet’ime Ayşe’me
Elif Bacıma,Hasan Emmime,Hüsne Nineme
Sorun; çil horoza,al taya,karabaşa
Sarı danaya,al boğaya,serçe kuşa
Hepsi tanırlar beni
Ben onlardan biriyim
Çünkü; Köy öğretmeniyim
Ne laboratuar bulursun okulumda
Ne harita
Ne odun,ne soba
Bir kere yanmaya görsün çatılar
Ne su bulursun,ne kova
Acıdır söylemesi ama;
Ne düzgün bir sıra,
Ne iyi bir karatahta






Ben köy öğretmeniyim
Yokluklar içinde varlık
Size fidanlarımı anlatayım
Benim fidanlarım
Daha küçük
El kadarcık.
Ben onlarla varım
Onlarla yaşarım,
Onlarla kalkar
Onlarla düşerim.
Bakmayın tebeşir kaplı suratıma
Ütüsüz ceketime,eski kravatıma
Benimle dünyaya bakanlar var
Benimle çağlayıp akanlar var
Peygamber mesleği benim mesleğim
Öğünerek söylerim her zaman
Ben köy öğretmeniyim
Ben köy öğretmeniyim

Ahmet Kaytancı




Öğretmen

Kalem ile deler cehlin dağını,
Aydınlığa bir yol açar öğretmen
Kapatır öfkenin, kinin çağını,
Gönüllere sevgi saçar öğretmen.
O dur yarınların gerçek güvenci,
Okutur çocuğu, eğitir genci,
Pilot olduğunda küçük öğrenci,
Yükselir göklere uçar öğretmen.
Devlete temeldir, millete maya,
Tarla yapmış yurdu bir boydan boya,
Kocaman şehirden küçücük köye,
Sevgi eker, saygı biçer öğretmen.
Gündüzün dostudur, gecenin hasmı,
Onunla çizilir yarının resmi,
Doğacak çocuğa verilir ismi,
Nesilden nesile geçer öğretmen.
Saygısı sonsuzdur Milli Marş'ına,
Teslim olmaz asla hain kurşuna,
Şehit olur yine çıkar karşına,
İşte böyle bir ant içer öğretmen.
Herkesin derdine dağıtır şifa,
Memnundur işinden, çekse de cefa,
Gelirse dünyaya ikinci defa,
Yine bu mesleği seçer öğretmen.
Sarılırken kefen yorgun bedene,
Son dersini verir yolcu edene,
Benzemez öyle her gelip gidene,
Koca bir dağ gibi göçer öğretmen.

Rasim Köroğlu



Öğretmenim

Kalbimdeki sevginin,
Vardır iki sahibi.
Annemle babam biri,
Biri de öğretmenim.


Öğretmenin sevgisi,
Belki daha da üstün.
Şefkatle titrer sesi,
Bizim için bütün gün.


Sevgili öğretmenim,
Sana bağlı yüreğim.
Bize ahlâk, bilgiyi,
Öğretirsin her şeyi…

İ. Hakkı Sunat


Arkadaşlar Merhaba
Sizden sonra da dolup boşalacak bu sınıflar
Duvarlara, sıralara sindi şimdiden
Umudunuz, sevinciniz, düşleriniz
Mezun olup gidiyorsunuz ya
Hep kulaklarımda çınlayacak sesiniz

Ben asık yüzlü hocanız Arif Ay
Çantası kitap, yüreği şiir dolu
Kucaklarcasına hepinizi: MERHABA!
Bu hafta kaç kitap okudunuz diyerek
Yine her sabah mahcup bakışlarınızdan öpeceğim

Hayat ebedî hayata eklenince tamamlanır
Bu yüzden dersler de bitmeyecek
Son şiirler gibi yarım kalacak
Uzun bir nehirdir anılarımız
Hep aramızda akacak

Sizler gibi bir gün
Ben de mezun olacağım
Özledikçe her birinizi
Yorgun gözlerimle
Yıllığınıza bakacağım
Arif A


Atatürk ve Öğretmenim

Sevgili öğretmenim
Heyecanla beklerdik seni her sabah
"GÜNAYDIN" derdin, seslerin en güzeliyle,
"BUGÜNKÜ KONUMUZ" diye, başlardın söze
Kara tahta Önünde akbilgilerle
Çırpınırdın, birşeyler öğretmek için bize.

"BAYRAK" derdin öğretmenim
Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi
"ATATÜRK" deyince coşardın sen
Yatağına sığmayan IRMAK gibi.

"ATATÜRK" deyince öğretmenim
Nefes almaz seni dinlerdik
Anlatırdın hayatını devrimlerini
Cepheden-cepheye koşardın sen
Daha bir büyürdün gözümüzde
Sanki ATATÜRK'Ü yaşardın sen.

Ellerinden öperim öğretmenim.
En güzel duygularla en güzel bilgilerle
Yetiştirdin bizi
Şimdi içimizde inanç başımızda BAYRAK
Bu Yurt sevincimiz tasamız bizim
ATATÜRK ilkeleri en büyük yasamız bizim
ATATÜRK yolundan dönmeyiz biz
MEŞ'ALEMİZ ATATÜRK sönmeyiz biz...

Özkan GÖNLÜM



Baş Öğretmenim


Atatürk benim,
Başöğretmenim.
Ne öğrendimse
Ondan öğrendim.

Yenilikleri
Hep o düşünmüş
Milleti için,
Ağlamış, gülmüş

Çocuk kalbimle,
İlk onu sevdim.
Atatürk benim
Başöğretmenim

Tarık ORHAN


















DİMDİK AYAKTASIN ÖĞRETMENİM
Tebeşirle boyanan ellerini öpsem,
Sevgi bağından gülleri derip yollarına sersem,
Sen yücelerin yücesi, mesleklerin en ulvicesi,
Senin için çok şey yapsamda, bir şey yaptım diyemem.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

Yorgun olsan,şakaklarına ak saçlar düşsede,
Sen yine mutlu ve umutlusun öğretmenim,
Senin umudun parıl parıl parıldayan gözler,
Senin umudun gülücükleri eksik olmayan yüzler.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur.

Sen mimarların dahi mimarı sevgili öğretmenim,
Bir harfin için kırk yıl mı ? Kaç yıldır bilmem kölenim,
Senede bir gün değil, her gün senin için ölenim,
Eller bilmesede kıymetini ben bilenim.
Sana kurşun sıksalar da kanın mürekkep olur,
Seni namerde muhtaç etselerde azmin yaşam kaynağın olur

Cemil AYDIN



DÜNYANIN EN DEĞERLİ ÖĞRETMENİNE
Beni, senin kadar bilmiyorum
Beni bana anlatsana öğretmenim,
Güzel günler var mı, yaşanacak mı bilmiyorum
Bana yaşamayı öğretsene öğretmenim.

Madalyonun diğer yüzünün nasıl olduğunu bilmiyorum
Bana diğer yüzünü göstersene öğretmenim.
Hayatın bu kadar acımasız olduğunu bilmiyorum
Bana hayatı öğretsene öğretmenim.

Martıların dilini bilmiyorum
Bana martıların dilini öğretsene öğretmenim.
Kanatlarım var ama uçmayı bilmiyorum
Masmavi, sevgi dolu gökyüzüne uçmayı öğretsene öğretmenim.

Hatice KAYGISIZ






ELLERİNDEN ÖPERİM ÖĞRETMENİM
-I-
Ellerinden öperim öğretmenim
Binlerce öğrencinden biriyim ben
Anne oldun baba oldun bana
Okudum yazdım çok şey öğrendim
Borcumu ödeyemem sana.

Ellerinden öperim öğretmenim
Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden
Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak
Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl
Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.

Ellerinden öperim öğretmenim
Benim için en büyük gurursun sen
Bir söz duysam iyiye güzele dair
Kalbimde vurursun sen.

-II-
Ellerinden öperim öğretmenim
"Daha dün annemizin kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken..."
Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi
ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.

Ellerinden öperim öğretmenim
Boşa gitmedi emeğin
Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla
Asker oldu kimimiz canı Vatana feda
Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı
İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma
Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.

Ellerinden Öperim Öğretmenim
Huzurlu ol düşünme bizi
ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız
Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık
Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.

Sevgili öğretmenim
Senin için yazdım bu şiiri
Binlerce öğrencinden biri benim
Mübarek ellerinden öperim.

Özkan GÖNLÜM

GECELERİN IŞIKLARI
Siz olmayan güller yetiştiren,
Tomurcuklara gülümseyen sevimli yüzler;
Tüm içtenliğimizle geldik size,
Işık saçın, renk verin,
Solgun yüzlerimize...

Öğretin tarihi, ecdadı, zaferleri
Üç kıtada at oynayan bahadırları...
Uzaya, ay ve yıldızlara ulaşmak için,
Bilgi merdivenleri hazırlayın,
Çiçeklerle süslenen basamaklardan,
Ulaşalım gökyüzüne.

Yine geldik yeni ümitlerle;
Güvenle, öğrenme arzusuyla.
Biliyoruz, yükselirsek vatan da yükselir,
Göklere erer başımız.
Biliyoruz; tarihin, Atatürk'ün yolu sizden geçer.
Bahçenize geldik, solmayan gülleriz biz...
Gülümseyin yeşerelim,
Konuşun tomurcuklar açalım,
Rengarenk olsun bozkırlar, Kıraç topraklar...

Sizler gecelerin ışıkları,
Dikenli yolların yılmayan yolcuları.
Köy, şehir demeden koştunuz,
Serin pınarlarla, yayla rüzgarlarıyla geldiniz.
Doldunuz, heyecan dolu yüreklerimize
Yol gösterdiniz ışık saçtınız
Aydınlandı gönüllerimiz,
Aydınlandı yolumuz.

Gücümüz bilginizle artmakta,
Duygularımız şefkatinizle...
Yeşermekte kıraç toprağımız,
Alınlarımızda yükselecek gururla,
Ayyıldızlı bayrağımız...

Süleyman ÖZBEK

ÖĞRENCİLERİME

Ne servet isteriz, ne mevki, ne şan
Bize kuvvet verir, ağaran her tan
Tesellimiz olur, taze bir fidan.
Dugular yürekte nakış, nakıştır.
Sizin varlığınız bize alkıştır...

Bazen gaz lambası, bazen loş ışık,
Gözümüz ezelden buna alışık
Bozkırlar üstünde açan sarmaşık.

Duygu pınarıyla ruha akıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır.

Hep aynı sedalar kulağımızda,
Bilgi demetleri kucağımızda...
Al al gelincikler sancağımızda,

Bu nurlu yollardan göğe çıkıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır.

Yılları bıraktık, çok gerilerde,
Gençlik rüzgarları kalmadı sende
İlim yağmuruyla pek çok siperde,

Emelimiz şimşek, şimşek çakıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır.

Siz solmayan güller, yeşeren dallar,
Ay yıldız üstüne işlenen allar.
Seneler geçse de ayrılmaz yollar,

Tükenmez hazine, sıcak bakıştır,
Sizin varlığınız bize alkıştır...

Süleyman ÖZBEK


ÖĞRETMEN

A'dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen

Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da gergele öğretmen.

Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA


ÖĞRETMENİN ÖYKÜSÜ

Ben, köy öğretmeniyim,
Dağ başında bulutların altında.
Toprak kokar ellerim,
Pantolonumda çamur lekesi var.
Pis değil ki, vatan toprağı kokar,
Kars'tan Edirne'ye kadar.
Geceleri mum yakarım odamda,
Yarın dokuz Ekim,
Köyde bayram var.
On beş kız, yirmi erkek kaydettim.
Tüm anadolu'ya selamları var.
Henüz kara tahtam yok,
İlk harfleri tanelerle yazdırttım.
Aydınlık A'dan başlayacak

O. Köksal MEMİŞ


ÖĞRETMENİM
Öğretmenim,
Canım benim!
Seni ben pek
Çok severim.

Sen bir ana,
Sen bir baba,
Her şey oldun
Artık bana

Gözüm sende,
Gönlüm sende.
Okut, eğit
Beni sen de

Okut, öğret
Ve nihayet
Yurda yarar
Bir insan et!

Rakım ÇALAPALA


ÖĞRETMENİM
Güler yüzlü öğretmenim,
Bir tanesin, canım benim.
Masallarla bilmeceler,
Anlatırsın neler neler...

Kalemimi tutamazken
Kitabımı açamazken
Bir de baktım yazıyorum,
Sular gibi okuyorum.

Çalışıp iyi olmayı,
Koşup el ele vermeyi,
Bu güzel yurdu sevmeyi
Sen öğrettin öğretmenim.

Bizde pek çok emeğin var,
İçimizde çok yerin var
Yetiştirdin hepimizi,
Ver öpelim elinizi

Süleyman KARAGÖZ

ÖĞRETMENİN VEDASI

Gidiyorum... Bir yanımda emeklerim,
Bir yanımda
Uçsuz bucaksız hayallerim.
Sizlerde yaşayacak onlar şimdi.
Bir damla gözyaşına kıyamadığım,
İçimin derdi, saçımın akı çocuklar...
Yavrularım...Evlâtlarım,
Kınalı kuzularım,
Avucu reyhan kokulu küçük dağlarım.
Kiminiz büyüdü, heybetiyle
Nam saldı, kâh korku yedi âleme,
Hatta bana bile!...
Kiminiz kurudu, kara saban arkasında
Ufalandı eller, parçalandı yürekleriniz
Toprakla beraber...Sevgisiz...
Kiminiz, daha çiçek açmadan meyve verdiniz...
Bu ihtiyarın derdi nedir bilir misiniz?
Dört adam,
Çıkacak mı benim dört kolluyu taşıyan?...
Ve olacak mı acep öbür tarafta
Yepyeni bir kara tahtam...
Benimle zamanı gelince oynadın da hazla
Alışamadığım dört duvar arasında ne işin vardı!
Hep benden önce oradaydın ne yazın ne kışın vardı...
İlk harfler, heceler, sözcükler derken
Ve o mabede seninle gelip giderken
Tutuştu ellerimiz birleşti gözlerimiz.
Karga seslerinin rüzgârlara karıştığı bir son yazdı
Son göz göze gelişimizde...
Buruk tebessümlerinle beni ağlatmıştın
ÖĞRETMENİM,CANIM....
Fatma AYDEMİR

SANATKAR
Al, işte boyalarım
Bir resim yap bana,
Kâğıdı kocaman olsun...
Bir manzara çiz Anadolu'dan
Şöyle güzel bir manzara
Seyrine doyum olmasın...
Dünyamı karartan
Kara bulutları çizme sakın!
Önce, güneşi yap
En üst köşeye;
Aydınlatıcı olsun,
Sıcaklık versin gönüllere...
Ön plânda
Bir çoban görünsün;
Yaslamış sırtını
Ulu bir çınar ağacına.
Kavalını da ver eline
Yanık yanık çalsın
Bizim türkülerden...
Çıngıraklı
Kınalı koyunları,
Kuzuları da yap tabi.
Gönüllerde sevgiyi yeşerten
Çimenleri de boya.
Sümbülleri, nergisleri de çiz
Körpe çocuklar misali...
Bir dere aksın yan taraftan
Beyaz köpüklü,
Suları serinletici olsun
Yeşertsin tohumları...
Sonra;
Uzaklarda görünen
Bir köy olsun,
Bizim köyümüz.
Evleri görünsün; kerpiçten.
Okulunu da çiz;
Bacası ak tüten...
Ve,
Bir yol çiz
Arkadaki dağların ta yücesine
Aydınlık olsun...
Eline sağlık öğretmenim,
Ne kadar da güzel oldu!..
Olmasaydı bu çizgiler,
Boş kâğıt neye yarardı!..
Ya ben;
Ya bendeki çizgilerin öğretmenim;
Bilginin,
Gerçeğin,
Sevginin
Solmayacak çizgileri.
Ya onlar olmasaydı,
Ben; manzarasız
Boş resim kâğıdı gibi
Bir hiç olurdum...
Devam et öğretmenim:
Tükenmesin hiç kalemin,
Tükenmesin nefesin.
Gönlümün ta derinliklerinde
Yücelerden yücesin...
Bir kâğıda,
Bir kendime bakıyorum.
Başkalarını bilmem ama,
Dünyanın en büyük sanatkârı
İnan sensin...
Hüseyin KULAKSIZ

SENİNLE HER MEVSİM BAHAR ÖĞRETMENİM

Bir gün dersem ki, ben öğretmenim
Kalemimin mürekkebi alın terindir.
Vedalaşıp gidersem öğretmenim
Unutmayı unuturum da, unutmadığım
Kalbimdeki en güzel yerindir.

Bir gün adımı soranda çocuklarım
Kendimden önce senin adını söylerim
Solmadan açabiliyorsa köpre tomurcuk,
Uğrunda harcanır boncuk boncuk,
Yine de bitmez öğretmenim var derim

Güllerin güzelliğini göstermeden önce
Gülşenin vurulduğu tebessümünü anlatırım
Her zil çalışında önce sen gelirsin aklıma
Senden incecik bir ışık gelir şiir şiir
Ben susarım, yine sen konuşursun gönlünce.

Bir gün dersem ki ben öğretmenim
Sen güneş kadar uzakta bile olsan
Her bakışımda gülümseyişini görürüm
Işıksız açmazmış çiçek, gelmezmiş bahar
İnan seninle her mevsim bahar öğretmenim.
Yılmaz İMANLIK







SEVGİLİ ÖĞRETMENİM
Sevgisinin sonu yok,
Kalbinin şefkati çok,
Gönlü büyük, gözü tok,
Sevgili öğretmenim.

Bilgisi ışık saçar,
Sözleri gönül açar,
Ruhum sevinçen uçar,
Sevgili öğretmenim.

Bekliyoruz yolunu,
Sardık sağla solunu,
Uzat bize kolunu
Sevgili öğretmenim.

Toplandık dizi, dizi,
Sev, okşa hepimizi,
Sensin okutan bizi,
Sevgili öğretmenim.

Doğru yol gösterirsin,
Okutur, eğitirsin,
Bize bilgi verirsin,
Sevgili öğretmenim.

Seni candan severiz,
Saygı duyar överiz,
Ellerinden öperiz,
Sevgili öğretmenim!..













ZİLLER ÇALACAK

Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir
Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
Duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
Ta içimden birisi gidecek uça ese...
Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir
Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
Duyacağım iskelelerden, istasyonlardan bütün;
Ta içimden birisi koşacak ardınızdan....
Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

Sonra bir gün bir zil çalacak yine
Hiç kimseler kimsecikler duymayacak,
Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
Ta içimden birisi kalacak oralarda
Ben gideceğim.
Zeki Ömer DEFNE
11-10-2008 07:28 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla  Konu Gönder 
Anahtar Kelimeler

24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  ,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  indir,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  yükle,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  download,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  indirmek istiyorum,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  yükle,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  bedava, 24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  İNDİR,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  YÜKLE,free,yukle,İndir,download,inndir,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  Dvdrip,24 Kasım Öğretmenler Günüyle İlgili Şiirler  filmi indir



Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlama Dökümanları GeNeSSiS 4 37 Bugun 12:04 AM
Son Mesaj: EneS
  Öğretmen ve Öğretmenlikle İlgili Güzel Özlü Sözler EneS 0 10 11-10-2008 07:36 PM
Son Mesaj: EneS
  Öğretmenler Gününün Anlam ve Önemi EneS 0 1 11-10-2008 07:35 PM
Son Mesaj: EneS
  Eğitim ve Öğretimle İlgili Güzel Sözler EneS 0 10 11-10-2008 07:27 PM
Son Mesaj: EneS
  Öğretmenler Günü ( 24 Kasım ) GeNeSSiS 0 18 10-12-2008 02:03 PM
Son Mesaj: GeNeSSiS
  Çocuk Kitapları Haftası ( Kasım Ayının İkinci Haftası ) GeNeSSiS 0 16 10-12-2008 02:02 PM
Son Mesaj: GeNeSSiS
  Atatürk Haftası ( 10 - 16 Kasım ) GeNeSSiS 0 18 10-12-2008 02:02 PM
Son Mesaj: GeNeSSiS

Forum Atla:


-